Dolar 49,1976
Euro 55,2771
Altın 6.536,63
BİST 12.374,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 26°C
Parçalı Bulutlu
Hatay
26°C
Parçalı Bulutlu
Per 28°C
Cum 29°C
Cts 30°C
Paz 30°C

Amaç eğitimi piyasalaştırmak

25 Aralık 2025 10:34

İktidarın üniversitelerdeki eğitim süresini 3 yıla düşürme çalışmalarına tepkiler sürüyor. Eğitim Sen’den Gülez, “Sorun eğitimin süresi değil, niteliği” ifadelerini kullandı. Üniversitelerde Eğitim süresini 3 yıla indirecek düzenlemeye eğitimciler tepki göstermeye devam ediyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, son yaptığı açıklamada söz konusu düzenleme içim “Önümüzdeki yıla yetiştirmeyi, eğer yetişemezse de bir sonraki döneme yetiştirmeyi arzu ediyoruz” dedi. Özvar açıklamasında, amaçlarının öğrencilerin program çıktılarından ödün vermeden daha kısa sürede mezun olabilmelerini sağlamak olduğunu savundu. Ancak eğitimciler, bunun arka planında yükseköğretimi piyasalaştırmanın yattığına dikkat çekti. Ayrıca YÖK’ün verilerine göre bu yıl üniversiteye kayıtlı öğrencilerin sayısı 2024-2025 eğitim öğretim yılına kıyasla 366 bin 128 kişi azaldığını anımsatıldı. Eğitim Sen  Yükseköğretim Genel Sekreteri Evrim Gülez, “Sorun çok ders ya da uzun süre değil; içeriği boşaltılmış, bilimsel niteliğini yitirmiş programlardır. Eğitim süresi değil, eğitimin niteliği ve derinliği tartışılmalıdır” dedi.

BU ÇÖZÜM DEĞIL

Eğitim Sen Yükseöğretim Genel Sekreteri Evrim Gülez, üniversitelerde eğitim süresini 3 yıla düşürmeye yönelik düzenlemelerin yüzeyde “esneklik”, “verimlilik” ya da “uluslararası uyum” gibi kavramlarla gerekçelendirilmeye çalışıldığını ancak arka planda yatanın yükseköğretimin sistemli biçimde piyasalaştırılması ve daraltılması olduğunu söyledi. Eğitim süresinin kısaltılmasının temel amacının yükseköğretimi kamusal alan olmaktan çıkarıp, sermayenin kısa vadeli ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırmak olduğunu belirten Gülez, “Eğitim süresinin kısaltılması, sermayenin ihtiyaçlarına göre standartlaştırılmış, bilim üretmeyen ve yalnızca işgücü belgesi dağıtan yapılara dönüştürme riskini büyütmektedir” dedi.

“Genç işsizliğini çözmeye değil, onu istatistiksel olarak yönetmeye yönelik” diye konuşan Gülez, “Aksine gençler daha erken işgücü piyasasına itilmekte; düşük ücretli, esnek ve güvencesiz çalışma biçimleriyle karşılaşmakta. Bir diğer temel amaç ise kamusal harcamaların azaltılmasıdır. Eğitim süresinin kısaltılması; barınma, burs, yemekhane, akademik kadro ve sosyal destekler gibi alanlarda devletin sorumluluğunu daha da daraltma aracı olarak kullanılmaktadır. Kamusal yükseköğretim adım adım tasfiye edilirken, maliyet öğrencilere ve ailelere yüklenmektedir” ifadelerini kullandı. Gülez son olarak şunları aktardı: “Eğitim süresini 3 yıla düşürmek, gençlerin yükseköğretimden kopuşuna çözüm değildir; bu kopuşu kurumsallaştıran bir adımdır. Bugün ihtiyaç duyulan şey hızlandırılmış diplomalar değil; gençlere gelecek sunan, kamusal sorumluluğu olan, bilimsel ve özgür üniversitelerdir. Üniversiteler kısaltılarak değil, yeniden kamusallaştırılarak güçlenir. Aksi halde süre kısalır; ama gençliğin geleceği daha da daralır.”

REKLAM ALANI