Dolar 48,4310
Euro 56,3625
Altın 6.878,75
BİST 14.139,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Hatay 33°C
Az Bulutlu
Hatay
33°C
Az Bulutlu
Paz 32°C
Pts 36°C
Sal 35°C
Çar 33°C

Gençler dijitalde var ama eşit değil

24 Ocak 2026 09:29

Gençlerin yüzde 83’ü dijital erişimi temel bir hak olarak görürken, büyük bir çoğunluk teknoloji yetersiz nedeniyle kendini ‘umutsuz’ hissediyor. Güncel veriler, dijital uçurumun teknik bir eksiklikten öte, geleceği tehdit eden derin bir sosyal adalet meselesine dönüştüğünü gösteriyor. Dijital çağda eğitime erişim, artık yalnızca okul kapısından içeri girmekle sınırlı değil. Bir bilgisayara, internete ve bu araçları kullanacak becerilere sahip olmak, gençlerin eğitimini, kariyerini ve hayata bakışını doğrudan etkiliyor. Dijital erişim artık bir ‘lüks’ değil, temel hak ve toplumsal eşitliğin anahtar unsurlarından biri olarak görülüyor. Ancak Türkiye’de gençler arasında dijital dünyaya erişim her ne kadar yaygın olsa da bu erişimin eşit, sürdürülebilir ve güvence altında olmadığı da açıkça görülüyor. Tam da bu noktada, geçtiğimiz yıl Index Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik tarafından kurulan Bilişime ve Eğitime Erişim Vakfı (BEEV), eğitimde fırsat eşitliğini dijital dünyadan başlayarak güçlendirmeyi hedefleyen önemli bir sosyal girişim olarak öne çıkıyor.

KENDİ KENDİNE ÖĞRENEN BİR NESİL

Vakfın 22 Ocak’ta gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, Veri Enstitüsü tarafından hazırlanan ‘Bilişim Hakkı ve Erişim: Gençlerin Erişim, Algı ve Yeterlilik Görünümü’ başlıklı araştırmanın sonuçları paylaşıldı. 18-30 yaş aralığındaki 819 gençle yapılan araştırma, dijital erişimin niceliksel olarak yaygın olmasına rağmen, nitelik ve sürdürülebilirlik açısından ciddi eşitsizlikler barındırdığını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, gençlerin yüzde 52’si en önemli dijital cihazını kısa sürede yenileyebileceğini belirtirken, yüzde 42’lik bir kesim için bu durum ancak uzun vadeli bir planlamayla mümkün. Daha da çarpıcı olan ise gençlerin dijital erişimi güçlü biçimde bir ‘hak’ olarak algılaması. Katılımcıların yüzde 83’ü bilişim teknolojilerine eşit erişimi, eğitimde fırsat eşitliğinin temel unsurlarından biri olarak görüyor. Ancak bu algıya rağmen gençlerin yüzde 64’ü dijital yetkinlikleri kendi kendine öğreniyor.

DİJİTAL YETERSİZLİĞİN PSİKOLOJİK YÜKÜ

Kodlama ve yazılım geliştirme alanında kendini yetersiz hissedenlerin oranı yüzde 64, veri okuryazarlığında ise yüzde 61. Araştırma, dijital erişim eksikliğinin yalnızca teknik değil, aynı zamanda psikolojik etkiler yarattığını da ortaya koyuyor. Gençlerin yüzde 37’si kendini ‘geri kalmış’ hissettiğini söylüyor. Yüzde 18’i ‘muhtaç’, yüzde 16’sı ise ‘umutsuz’ hissettiğini ifade ediyor. Dijital imkânlara erişememek, gençlerin yalnızca eğitimden değil, toplumsal aidiyet ve özgüvenden de kopmasına yol açabiliyor. Öte yandan her 4 katılımcıdan 3’ü, dijital becerilerin eğitim ve kariyer fırsatları üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu düşünüyor.

BİR SOSYAL SORUMLULUKTAN FAZLASI

Bilişime ve eğitime erişimin hâlâ herkes için eşit olmadığını söyleyen BEEV Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “Teknoloji, özellikle eğitim alanında, doğru kullanıldığında hayatın yönünü değiştiren gerçekten eşitleyici bir güç. Ama bilişime ve eğitime erişim hâlâ herkes için eşit değil. Bu eşitsizlik yalnızca cihazlara değil, geleceğe erişimi de sınırlıyor. BEEV’i kurarken bizi harekete geçiren temel ihtiyaç tam olarak buydu. Bilişime ve eğitime erişimde eşit imkânlar sunabilirsek; gençlerin yalnızca bilgiye değil, umuda da erişebileceğine inanıyorum. Bu nedenle BEEV, bizim için bir sosyal sorumluluk projesinden çok daha fazlası; bu topraklara karşı hissedilen bir vicdan ve umut borcu” diyor.

TÜRKİYE’NİN ÜNİVERSİTE KARNESİ: EĞİTİMDE ZİRVE HUKUKTA SIFIR

Dünya üniversiteleri sıralama kuruluşu Times Higher Education (THE) sosyal bilimler, hukuk, sağlık, mühendislik, eğitim gibi 11 alanda en iyi üniversiteler listesini yayınladı. Türkiye’nin en başarılı olduğu alan bu yıl da  eğitim bilimleri oldu. Türkiye’den 44 üniversite listeye girerken, ODTÜ ilk 100’de yer aldı. ODTÜ’yü Boğaziçi ve Hacettepe izledi. Alanın zirvesinde Stanford, Berkeley ve Oxford bulunuyor. Mühendislikte ilk 1000’de 32 Türk üniversitesi var. Koç Üniversitesi ve ODTÜ 201-250 bandında, İTÜ ve Sabancı da 301-400 bandında yer aldı. Dünyanın ilk üçü Harvard, Oxford ve MIT oldu. İşletme ve ekonomide Türkiye’den 23 üniversite listeye girdi. İlk 500’deki Türk üniversitesi sayısı 6’dan 10’a yükseldi. Bilkent ve ODTÜ 201-250 bandında yer aldı. Alanın zirvesinde MIT, Stanford ve Tsinghua yer aldı. Stanford’un en iyi üniversite olduğu hukuk alanında, Türkiye’den hiçbir üniversite sıralamaya giremedi.

REKLAM ALANI